Megasohbet.ORG - FIKRA
2010-02-16

Bir adamla karısı Mısır’da eski bir çarşıda geziyorlarmış. Ayakkabı satılan bir dükkânın önünden geçerlerken satıcı içerden seslenmiş, buyur etmiş, girmişler.

- Satıcı “çok özel büyülü sandaletlerim var beyefendi, sizi sex te çok vahşi ve kuvvetli yapacak sandaletler…” Adam tabi ki erkekliğe leke sürdürmemek için pek önemsememiş ama eski günleri özleyen karısının ısrarlarına dayanamayıp sandaletleri denemeye karar vermiş. Adam sandaletleri giyer giymez gözleri parlamış, kalbi hızlı hızlı atmış, fiziksel değişimler başlamış, nefesi serileşmiş gözleri büyümüş ve etrafına seri bir şekilde bakınmaya başlamış. Karısı bir adım geri kaçmış “Aman allahım dur dur…” derken adam koşmuş, satıcıyı yakaladığı gibi tezgaha yatırmış, pantolonunu parçalayarak çıkarmaya başlamış, bu arada satıcı bir yandan kurtulmaya çalışırken bağırıyormuş,

-”Sandaletleri ters giydin lan!…”

2010-01-30

18 yaşına yeni giren çocuk babasına gelerek;
- ”Hey baba biliyor musun, ben bugün milli oldum” der.
Babası ise çok sevinerek;
- ”Aferin oğlum, hadi ben kahveye gidiyorum sen de benden sonra gel de havamızı atalım kahvede” der.
Babası kahveye gider ve bir masaya oturur. Sonra oğlu gelir ve;
- ”Milli oldum herkes duysun” der.
Babası ise yine büyük bir sevinçle;
- ”Aferin oğluma, herkese benden çay, gel otur oğlum yanıma” der. Çocuk ise;
- ”Oturamıyorum’ki baba acıyor” der.

2010-01-30

Mahallede ki mısırlara dadanan domuzu avlamak
için Hamza Dayı bir avcı gurubu oluşturmuş.
Görev bölümünden sonra pusuya yatmışlar.
Hamza Dayı gelen sese doğru tüfeğini doğrultmuş. Pür dikkat bakarken önünden geçen domuzun boynuna Hamza Dayı’nın tüfeği takılmış.
Panikleyen Hamza Dayı kaçmaya başlamış. Arkadaşlarına “kaçın arkadaşlar “!!!!! “Tüfek elinde domuz geliyor.”

2010-01-30

Temel ile Dursun bir gün ava gitmişler. İri bir geyik avlayıp geri dönerlerken çok ağır olan geyiği birer boynuzundan beraberce tutarak köylerine doğru yola koyulmuşlar. Köye beşyüz metre kala köyün yaşlılarından biri ile karşılaşmışlar. Adam geyiği görüp Temel ile Dursun’u tebrik ettikten sonra geyiği böyle taşımaları halinde etinin sertleşeceğini söyleyerek kuyruğundan çekerek taşımalarını önermiş. Temel ile Dursun da kuyruğundan çekerek taşımaya başlamışlar. Bir süre sonra çok yorulmuşlar ve Dursun Temel’e dönüp : – “Ula Temel biz yine eskisi gibi taşısak iyi olur. Baksana köyden epeyce uzaklaştık

2010-01-30

Avcılar aralarına yeni katılan acemi avcıyı sınamak isterler ve ellerinde bulunan; av kuşları ile ilgili kitabı çıkartıp bir sayfa açarlar. Bu sayfada bulunan kuşun gövdesini kapatıp bacaklarını acemi avcıya gösterirler, cevap alamayınca diğer resme geçerler… Ondan da cevap alamazlar ve birkaç resimden sonra alaylı biçimde “senin iyi bir avcı olman için daha çok çalışman lazım” deyince, acemi olan avcı mahçup ve üzgün olarak aralarından ayrılırken, diğer arkadaşlardan biri “arkadaşım senin adın neydi?” deyince acemi avcı pantolonunu indirip bacaklarını gösterir.